<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - </title><link>http://www.aquapena.com</link><description></description><webMaster>aquapena@aquapena.com</webMaster><copyright>2oo6-2oo9 © Copyright Aquapena.com</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Balık yasağında çiftlik balığı en iyisi</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-132-balik_yasaginda_ciftlik_baligi_en_iyisi.html</link><description>12 Temmuz 2010 Bugünlerde balık satın alacaksanız veya lokantada garsonunuza balık siparişi verecekseniz tavsiyem çiftlik balığı ısmarlamanız. Denizlerde balık avı yasağı var. Yurtdışından Gana’dan, Somali’den ithal edilen balıkları yiyecek yerde veya deniz levreği ve çipurası adı altında çiftlik balığına yüksek fiyatlar ödeyecek yerde, “yiğitlik sizde kalsın” doğrudan “Ben çiftlik balığı istiyorum” deyiniz. Çiftlik balığı da denizde yetişiyor. Hem de kontrollü olarak. Hem sağlıklı, hem lezzetli. Hem de halkımız bu sayede makul fiyatla balık yiyor. Yazının başında fiyat vereyim. Çipura’nın denizdeki çiftlikten çıkışta kilosu 8.00 TL, levreğin 7.50 TL. Tabii ki perakende fiyatı bu fiyatın üzerinde ama hiçbir zaman iki katı değil. Halbuki ithal balığa ve deniz balığı diye yutturulan çiftlik balıklarına dünya kadar para istiyorlar. Denizlerimizden 2009’da 380 bin ton balık üretildi. Bunun 204 bin tonu hamsi. Demek ki hamsi dışındaki deniz balıkları üretimi 176 bin ton. TÜİK’in verilerine ...</description><author>ADMiN</author><category>: 69</category><pubDate>&nbsp;12&nbsp;07&nbsp;2010&nbsp;12:26:37&nbsp;</pubDate></item><item><title>Size “Somali Lahozu” verelim (“Akdeniz Lahozu”muz bitti!)</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-131-size_somali_lahozu_verelim_akdeniz_lahozu_muz_bitti.html</link><description>11 Temmuz 2010Satılan balıkların, özellikle lokantalarda yenilen balıkların büyük bölümünün ithal balık olduğunu biliyor musunuz? -Yaz aylarında balıkseverlerin en makbul balık olarak tercih ettikleri lahoz (lagos balığının “resmi” adı lahoz imiş!) artık Akdeniz lahozu değil. Somali’den uçakla getiriliyor. -Dil balığı, mercan, mezgit, sinarit gibi balıklar Afrika’dan taaaa Gana’dan getiriliyor. -Barbunya, tekir ithal. -Hatta karides bile ithal ediliyor. -Norveç’ten sadece somon balığı gelmiyor. Barbunya, kalkan, uskumru balığı geliyor. -Istakozlar Amerika’dan ithal. Yurtdışından balık 2 türlü getiriliyor: (1) Dondurulmuş olarak (2) Buzlanarak, dondurulmadan. Dondurulmuş balığın raf ömrü uzun. Buzlanarak dondurulmadan getirilen balıklardan (1) Deniz ürünü olanların raf ömürleri kısa. 2-5 gün içinde tüketilmeleri gerekiyor. (2) Somon ile çiftlik balıklarının raf ömürleri 3 haftaya kadar çıkabiliyor. Balıkçı tezgâhlarının çevresinde, balık lokantalarının kapısının yanında duran kutulara b...</description><author>ADMiN</author><category>: 53</category><pubDate>&nbsp;11&nbsp;07&nbsp;2010&nbsp;19:47:46&nbsp;</pubDate></item><item><title>GÖKOVA SEVDALISI</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-130-gokova_sevdalisi.html</link><description>style type='text/css'>styleEge'nin, insana sevgi ve huzur veren birbirinden muhteşem görüntüleresahip yeryüzü cenneti koyları bütün doğal güzellikleri ile tutkunlarınıkucaklamayı bekliyor. İnsanın ruhunu böylesine yoğun etkisi altına alarakkendisine tutsak yapan doğanın bu mucizevi yontuları arasında sevdiklerinizlebirlikte mavi yolculuğa demir almak inanın ki yepyeni bir yaşam anlayışının veyorumlayışının başlangıcı olacaktır.İnsanı hayranlık ve o kadar daşaşkınlık içinde bırakan Ege'nin dantel gibi işlenmiş panoramik manzaralıkoyları arasında büyük bir incelikle serpiştirdiğimiz sevgilerimizin, pembedüşlerimizin ve hiç tükenmeyecek sandığımız bitkin umutlarımızın ardından maviözgürlüğün coşkusuna bütün yelkenlerimizi açıyoruz. Esen rüzgarların hepsiniyutarak kendisine adeta ziyafe çeken teknemizin bembeyaz kelebek gibiyelkenleri birden şahlanarak dalgaların imparatorluğunu ilan ed...</description><author>ADMiN</author><category>: 55</category><pubDate>&nbsp;09&nbsp;07&nbsp;2010&nbsp;10:22:55&nbsp;</pubDate></item><item><title>BALIKÇI SELAMİ'NİN DERDİ!! </title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-129-balikci_selami_nin_derdi.html</link><description>style type='text/css'>styleDeniz aynı sevgi gibidir. O da emek ister,ilgi ister, şefkat ister, hem de öylesine yoğun, öylesine tutkulu ki, bütünbenliğin ile sarılıp, yürekten bağlanacaksın, umudun, aşın, hasretin ve düşlerinoluverecek, seni yaşama sıkı sıkı bağlayıp, ufkunu aydınlatan. Sevda doluşiirler yazacaksın mavi tenli hayallerin üstüne, hüzün dolu her ayrılığınardından. Gözlerinden yaş olup akarken efsane kokulu suları ağlarındaki her birdüğümün üstüne, işte o an, zaten üç beş tane kalmış mevsim şaşkını karabatak,arkadaşlık edecektir sana yılların yorgunu, ekmek teknen olmuş cefakarsandalının arkasından.Biliyorum sen ekmeğini dört mevsim hiç bıkıp usanmadan bütün zorlukları,acıları ve güzellikleri ile sevgi dolu yüreğinle denizden çıkaran, kusursuz birdeniz emekçisisin, denizini de koruyan gerçek bir balıkçı. Varın yoğun,sevgilin, can dostun, dert ortağın ve sırdaşın o masmav...</description><author>ADMiN</author><category>: 23</category><pubDate>&nbsp;09&nbsp;07&nbsp;2010&nbsp;10:22:30&nbsp;</pubDate></item><item><title>BAHRİ İZCİ GURUBU</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-128-bahri_izci_gurubu.html</link><description>Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda, Anadolu'daki cephelerdegerekli olan silah ve cephanenin nakli, Yunalıların çok sıkı kontrollerine vebaskınlarına karşın, denizlerimizdeki askeri ve sivil denizcilerimizin büyükfedakarlıkları ile hiç aksatılmadan düzenli olarak ve korkusuzca yapılmıştır. Yunanlılar, Ege ve Akdeniz'deki teknelerimizi batırmakveya ele geçirmek için bütün olanaklarını sonuna kadar kullanmışlardır. Türkdenizcileri de bu nedenle daha güçlü olabilmek ve ordularımıza lojistik desteksağlayabilmek için örgütlenme çalışmalarına hız vermişlerdi. Bu yapılanmadoğrultusunda, denizyolu ile düşmandan bilgi toplamak, düşman çeteleriniyakalamak ve Antalya'dan Kuşadası'na kadar uzanan oldukça uzun bir sahilşeridini gözetlemek amacıyla ilk defa Bahri İzci Grubu adı altındagizli bir deniz örgütü 16 Mart 1921 tarihinde kurulmuştur.Bu denizci grubu, Fethiye ile Güllük'ün kuzeybatısındakiAkbük Limanı arasında düşman güçlerine karşı olağanüstü başarılar göstermiştir.Askeri deniz personelimiz, Sakarya...</description><author>ADMiN</author><category>: 25</category><pubDate>&nbsp;09&nbsp;07&nbsp;2010&nbsp;10:21:58&nbsp;</pubDate></item><item><title>DENİZLERİMİZİN HUZURU SAHİL GÜVENLİK</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-127-denizlerimizin_huzuru_sahil_guvenlik.html</link><description> Çevrenin, denizlerin ve diğer su kaynaklarının Dünya’da hızla artan kirliliğinin önlenebilmesi veya azaltılabilmesine ilişkin, Türkiye’de gerçekleştirilen bütün kampanyalarda Sahil Güvenlik Komutanlığı hiç çekinmeden görev üstlenmiş ve bunu da en mükemmel bir anlayışla gerçekleştirmiştir. Her geçen gün giderek daha da önem kazanan bu çevre aktivitelerinde, yeni kuşakların eğitimine ve bilinçlendirme çalışmalarına yönelik hazırlanan programlara da büyük destek olmuştur.Sahil Güvenlik Komutanlığı bu duyarlılığını, başta eğitim ve sağlık olmak üzere diğer birçok hizmet alanlarında da göstermektedir. Bu nedenle aldığı bütün toplumsal görevlerde her zaman yoğun bir caba harcamış ve önemli katkılarda bulunmuştur. Sahil Güvenlik Komutanlığı gelecek kuşaklara daha güvenli, daha huzurlu ve daha temiz denizlerin armağan edilebilmesi için, 27 yıldır çok büyük özverilerle görevini sürdürmektedir. Asli görevinin dışında,Türk toplumuna denizi sevdirebilmek ve çağdaş denizcilik kültürünü oluşturabil...</description><author>ADMiN</author><category>: 29</category><pubDate>&nbsp;07&nbsp;07&nbsp;2010&nbsp;10:43:58&nbsp;</pubDate></item><item><title>DENİZ TURİZMİ GERÇEĞİ</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-126-deniz_turizmi_gercegi.html</link><description> 1980 li yıllarda gelişmeye başlayanyat turizmi son 5 yıldır duraklama dönemini yaşamaktadır.Ne yazık ki busektörde 2009 yılında istenilen gelir elde edilememiştir. Denizturizminin lokomotifi konumunda olan Mavi turlardaki yoğun tekne trafiği dekoylarda sıkışıklığa neden olmakta, bunun sonucunda da deniz ve çevre kirliliğioluşmaktadır. Mavi yolculuk yapan lüks teknelerin sayısının artmasına karşınekonomik gelir aynı oranda yükselmemiştir. Turistler çok ucuz fiyatlarla maviturlara katılmakta ve teknelerde ekstra harcamalar yapmamaktadır.Yatların,yaşına, boyuna konforuna, motor özelliklerine, donanımına, temizliğine,bakımına, kamara sayısına, personelin eğitim düzeyine ve teknedeki aktiviteözelliklerine göre yıldız ile sınırlandırılması gerekir.Ayrıca yatbağlama iskelelerinin ve limanlarının sayısını arttırmalıyız. Karada ve denizdeolmak üzere 2002 yılında yat bağlama kapasitemiz 6700 iken bu sayı 2007 yılında8060 a ulaşmıştır. Bu artış çok düşüktür. Sezonda Akdeniz çanağında 200.000 inü...</description><author>ADMiN</author><category>: 79</category><pubDate>&nbsp;27&nbsp;06&nbsp;2010&nbsp;13:24:20&nbsp;</pubDate></item><item><title>Üniversite - Sanayi</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-125-universite_sanayi.html</link><description>Hayırlısıyla bir eğitim-öğretim sezonunun sonuna geldik. 500 civarı Su Ürünleri Mühendisi, bir o kadar Su Ürünleri Teknikeri ve onlarca Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi sınavlarında başarılı olarak mezun oldu ve ellerine diplomalarını aldı. 2-4 yıllık bir eğitim maratonunun sonunda sahaya, 1000 in üzerinde yeni nesil teknik elemanı saldık.Bazı meslektaşlarımız ellerinde diplomalarıyla işletme kapılarında dolaşıp, ekmek kapısı arayacak, bazıları önce askere gideyim diyecek, bazıları bakkal dükkanı açacak.Aslen sektöre kazandırdığımız teknik eleman oranına bakarsanız içler acısı durumdayız. 10 teknik elemandan sadece biri iş bulabiliyor. Bunların büyük kısmı da çok düşük ücretlerle mesaiye başlıyor. Tabii ki çoğumuz bu yollardan geçtik. Bu işin raconu böyle. Önce bir işe kapağı atarsın. Maaşın ne olduğuna bakmadan. Oraya emeğini verirsin, yıllarını da. Tecrübe kazanmaya başlarsın. Eğer işinde iyiysen, yükselmeye başlarsın. Doğal olarak da aldığın ücret. Bahsi geçen süre bazen onlarca yıl...</description><author>ADMiN</author><category>: 103</category><pubDate>&nbsp;17&nbsp;06&nbsp;2010&nbsp;13:14:12&nbsp;</pubDate></item><item><title>DENİZCİNİN ÖYKÜSÜ </title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-124-denizcinin_oykusu.html</link><description>style type='text/css'>style Sonu hiç gelmeyecek sandığımız uçsuz bucaksız maviliklerin binlerceyıllık gizemi içinde kaybolup gitmek. Aylarca hasret içinde süren denizyolculuğunda, küçücük bir kara parçasını görebilmenin umut dolu heyecanınıyaşayabilmek... Tükenmeyen hayalleri, bir limandan başka bir limana büyük birsabırla sürüklemek... Dokunabilmek gemi boyu yükselen dalgaların tepelerindekiyürek çarpıntısına, yaşayabilmek benliğindeki o inanılmaz sevgiyi, hasretinsarmışken her bir yanını korkularınla birlikte, işte mavi özgürlüğün ve bu senintek kurtuluşun. Yaşar denizciler gönlünce kendi hayatını, zaman, pervanesuyundaki anaforlarda bilinmezliğe kaybolup giderken. Düşler mi gerçek olur,yoksa kaybolan gerçekler midir, bilinmezliğin esrarında. Tan vakti kucaklarkenPolaris yıldızını gökyüzündeki sonsuzluk denizinde, huzur bulur denizcinin ruhu,yeni bir seferin ayrılık dolu mısraları...</description><author>ADMiN</author><category>: 107</category><pubDate>&nbsp;28&nbsp;04&nbsp;2010&nbsp;19:00:16&nbsp;</pubDate></item><item><title>YİNE AYRILIK </title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-123-yine_ayrilik.html</link><description>style type='text/css'>style Düşlerimizi kurgulayıp sessizce yöneten ve zihnimizi sürekli dürterek yenihayallerimizin sonsuz boşluğundaki sınırlarını zorlayan, o içgüdüselkurmacaların sırlarla dolu döngüsünü çoğu zaman kontroledemiyoruz.İnsanlık kimliğimizin bir köşesinesıkışmış kalmış, unutulmuş, itilip kakılmış ve ağır tahribata uğramış doğalkarakteristiğindeki duygusal otoritenin yok oluş öyküsünü okyanuslarınderinliklerinde dinlemek istiyorum, kayalara çarpan her dalganın öfkesinde,kirlenmiş şehrin petrol kokan duvarlarından uzaklarda.Boşluğa düşen düşsel bitkinliğimizinyarattığı çöküntülerin, kurgularla yıpratılan benliğimizde biriken düşünceartıklarının deniz kokulu Kuzey rüzgarlarıyla Akdeniz’e savruluşunun resminiçizmek istiyorum mavi tuvaller üstüne. Dalgalanmaktan yorgun düşmüş düşlerdenizinde sığınacak sakin bir koy ararken, aşk ve dostluk içerikli kısa birsöyleşi yapmak i...</description><author>ADMiN</author><category>: 97</category><pubDate>&nbsp;28&nbsp;04&nbsp;2010&nbsp;18:59:42&nbsp;</pubDate></item><item><title>KIYILARDA ÇELİŞKİ</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-122-kiyilarda_celiski.html</link><description>style type='text/css'>style Denizlerin koynundayaratılmış olmasına karşın, Türkiye deniz turizminde İspanya, Fransa, İtalya,Yunanistan ve Hırvatistan'ın çok gerisinde kalmıştır. Slovenya'nın bile busektördeki gelirini yakalayamayan ülkemiz, kendi yarattığı sorunlaryumağı içinde yıllardır boğuşmaya devam etmektedir.Uluslararası lobiçalışmalarının yetersizliği ve ilgisizliği sonucunda bütün beklentiler askıdakalmıştır. Özellikle yat turizmi fuarlarında daha etkin ve aktif tanıtımatağına kalkmalıyız. Yat turizmini, stratejik iyileştirme ve özendirmeprogramlarıyla daha çekici ve cazip konuma getirilmelidir.Denizlerimizde,özellikle mavi yolculuğun yapıldığı sulardaki ve koylardaki aşırı kirlenmeninönüne zaman kaybedilmeden geçilmelidir. Denizlerimiz kadar önemli olankıyılarımızdaki yağmalamaya da son verip, oluşan bu çirkin ve çarpık yapılaşmayaartık dur demeliyiz. Bunların gerçekleşmesi...</description><author>ADMiN</author><category>: 42</category><pubDate>&nbsp;28&nbsp;04&nbsp;2010&nbsp;18:59:18&nbsp;</pubDate></item><item><title>MAVİ İLE YEŞİLİN BÜYÜSÜ</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-121-mavi_ile_yesilin_buyusu.html</link><description>style type='text/css'>style Nice nice insanlık öykülerinin, binlerce yıl doğaya meydan okumuş, yıkık dökük,buram buram tarih kokan evlerin ayakta kalmaya uğraşan taş duvarlarındayankılandığı bu mucizevi düşsel tablo karşısında bizler de sığınacak şirin birdoğal liman arıyoruz teknemize.Denizinde iksir, dağlarında çam ve zeytin ağaçlarının yarattığı inanılmazdoğa mimarisinin eşsiz yapıtı.Yeşilin, tonlarını bu kadar cüretkar ve fedakarcasergileyerek oluşturduğu o müthiş görüntü armonisi, dağların üstünde salkımsaçak bizleri büyülemeye çalışıyor. Binlerce yıldır birbirine sarılıp, hiçayrılmadan arzu ve huzur içinde yaşayan iki evrensel rengin, mavi ile yeşilinbüyüsü ile, gecelerin bilinmezliğinde zevk seline dönüşmüş ışıl ışıl kuyrukluyıldızı rotamızı aydınlatıyor.Kaybolan umutların, yok olmaya başlayan düşlerin ve sevgiden uzakyaşamların yeniden canlanıp şekillendiği, rüzgarların sade...</description><author>ADMiN</author><category>: 51</category><pubDate>&nbsp;28&nbsp;04&nbsp;2010&nbsp;18:58:58&nbsp;</pubDate></item><item><title>ACI GERÇEKLER</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-120-aci_gercekler.html</link><description>style type='text/css'>style Türkiye, Dünya deniz ticaret filosundaki ilk otuz ülke arasında 1 Ocak 2008verilerine göre 25’nci sırada yer almıştır. Halbuki 1996 yılındaki istatikideğerlere göre 16’ncı sıradaydı. Üstelik 1995 yılında deniz ticaret filomuzdan66 gemi de ayrılmıştı. Dünya denizlerinde 300 grt.üzeri tonaja sahip 44.600 adet ticari yük gemisinin seyir yaptığıdüşünüldüğünde, Türk deniz ticaret filosunun içinde bulunduğu konumu çok dahaiyi anlar ve yorumlarız. İthalat ve ihracattaki yük taşımacılığın % 88’ini denizyolu ile gerçekleştiren Türkiye’nin deniz ticaret filosunun, Dünya verilerinegöre sadece % 0.7 oranında bir değere sahip olması, gerçekten çok üzücü olduğukadar da, düşünülmesi gereken önemli bir konudur.Türkiye’nin 1980/81yıllarında ne kadar ticari yük gemisinin olduğuna ilişkin kayıtlarbulunmadığından ne yazık ki bu alanda bilgi sahibi değiliz. Ama bu yıllardaDün...</description><author>ADMiN</author><category>: 45</category><pubDate>&nbsp;28&nbsp;04&nbsp;2010&nbsp;18:58:37&nbsp;</pubDate></item><item><title>Zaman Daralıyor</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-119-zaman_daraliyor.html</link><description>Hayat bir yarışma şeklinde geçiyor. Hemen her an bir şeylerle yarışıyoruz. Sabah kalkıyoruz; kahvaltıda yarışıyoruz, trafikte yarışıyoruz, iş yerinde yarışıyoruz, eve geliyoruz; eşimizle yarışıyoruz. Şaka bir yana zaman hayatımızın her anına yön veren bir kavram. Saatler, dakikalar, saniyeler geçip gidiyor ve bazı şeyler olup giderken zaman daralıyor. Hepimizin bildiği üzere, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun Tasarısı, Tarım ve Gıda Bakanlığı Kanun Tasarısı, Su Ürünleri Balıkçılık Genel Müdürlüğü Tasarısı görüşmeleri, alt komisyonlarda, üst komisyonlarda vs vs sürüp gidiyor. Yılların verdiği emekle oluşturulmuş bazı mesleki haklarımız birkaç insanın iki dudağının arasında “Evet” ya da “Hayır” cümlelerine sıkışıp kalmış durumda. Olumlu ya da olumsuz olup olmamasını bugün tartışmayacağım. Zaten bu makale yazılırken halen görüşmeler devam ediyordu. Görüşmelerden sonra tekrar yazarız inşallah. Asıl değinmek istediğim konu zaman bizler için de daralıyor. Tırnaklarımızla...</description><author>ADMiN</author><category>: 155</category><pubDate>&nbsp;09&nbsp;04&nbsp;2010&nbsp;10:03:31&nbsp;</pubDate></item><item><title>2010'da Yatırım Su Ürünlerine</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-118-2010_da_yatirim_su_urunlerine.html</link><description>Sevgili okurlar. Çok ciddi bir küresel krizden çıkmak üzereyiz. Halen etkilerini hissediyoruz. Bu kriz bir çok KOBİ'nin ekonomik olarak daralmasına, bazılarının kapanmasına neden oldu. Sektörümüz için de durum pek farklı değil. Denizdeki balık çiftliklerinin açığa taşınması bir de üzerine küresel kriz üreticilerin belini büktü. Bir çok küçük ve orta ölçekli çipura – levrekişletmesi kapanmak ya da işletmesini devretmek zorunda kaldı. Tam da balık tüketimimiz artmaya, kültür balığını tanımaya başlamışken birden bu dramatik sonuç çıkıverdi ortaya. Ancak, her çıkışın bir inişi olduğu gibi, her inişin de bir çıkışı vardır. Geçen yazılarımdan birinde belirttiğim gibi, tarımsal üretim sektörü 2008 yılında ciddi oranda küçülürken, su ürünleri yetiştiriciliği %8,8 oranında artış göstermiştir. Su ürünleri avcılığı da %21,87 azalmıştır. Yani su ürünleri üretim sektörü her şey rağmen büyüyor. Peki şu an durum nedir? Krizin ağır darbesini atlatmak üzereyiz. Bu kriz döneminde sermayesini elinde tuta...</description><author>ADMiN</author><category>: 364</category><pubDate>&nbsp;19&nbsp;03&nbsp;2010&nbsp;15:10:34&nbsp;</pubDate></item><item><title>GAP'ı Gaptırmadan...</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-117-gap_i_gaptirmadan.html</link><description>Eski Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel yıllar önce bu sözü söylemişti. “GAP'ı gaptırmam”. Malum açılım tartışmalarının da doruğa vardığı bir dönemdeyiz. Açılıyor muyuz, saçılıyor muyuz onu bilemem ama bildiğim bir şey varsa o da eğer bir açılım gerekiyorsa o da ekonomik tabanlı olması gerektiğidir. 	Düşünelim şimdi. Eğer evinize ekmek getiremiyorsanız ne yapabilirsiniz? Karnınız açsa ne konuşacağınız dilin ne de izleyeceğiniz TV'nin önemi kalır değil mi? 	Öyleyse öncelikle ekonomik olarak kalkınma, istihdam ve kaynakların adaletli dağıtımı gereklidir. İşin siyasi boyutu hepimizi bir şekilde etkilemiş olsa da şu an için bizi ilgilendiren kısmına bakalım. 	GAP Bölgesinde tarımsal kalkınma 1999 yılından bu yana ciddi anlamda büyüme göstermiş olmasına karşın, aynı şeyi su ürünleri sektörü için söyleyemeyeceğiz. Yine de sektör bu dönem içinde %50'lik bir büyüme göstermiş ancak Türkiye genelinde su ürünleri sektörünün daha hızlı büyümesi sonucu %6'lık bir gerileme göstermiştir. Balıkla...</description><author>ADMiN</author><category>: 255</category><pubDate>&nbsp;04&nbsp;01&nbsp;2010&nbsp;12:10:12&nbsp;</pubDate></item><item><title>ÇAĞDAŞ DENİZCİLİK </title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-116-cagdas_denizcilik.html</link><description>Denizcilik sektörümüzün önde gelen bütün kuruluşları ekonomik krizin olumsuz etkilerinden kurtulup, yeniden toparlanma ve kalkınma staretejilerini belirlerken, programlarındaki en önemli konulardan birisi, istihdam ve sosyal güvenliğe ilişkin yasalarda yapılacak yeni düzenlemeler olmalıdır. Bu önemli iki konu, toplumsal barışın ve huzurun sağlanmasında etkin rol üstlenmiştir. Bununla birlikte, işçi ücretlerindeki adaletli rakamın sağlanması da yaşam standartlarını yükselteceği gibi, sektöre saygılık ve güven getirecektir. Denizcilik misyonumuzun sahip olduğu sosyal, ekonomik ve kültürel değerlerin güncelliğini koruyabilmesi için üretilen ulusal içerikli politikaların kesintisiz ve zamanında uygulanması gerekir. Bununla birlikte sektöre düzenli olarak bilgi akışının sağlanması ve teknolojik gelişmelerin aktarılması onun rekabet gücünü arttıracağı gibi, Dünya deniz taşımacılığındaki manevra yeteneğini de geliştirecektir. Denizciliğimizin tarih boyunca örgütsel anlamda sahip olduğu kültür...</description><author>ADMiN</author><category>: 119</category><pubDate>&nbsp;26&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;15:34:31&nbsp;</pubDate></item><item><title>YENİDENDOĞMAK</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-115-yenidendogmak.html</link><description>Bembeyaz köpüklerden duvaklar giymiş hırçın dalgaların coşkusuyla kabaran Ege’nin sevgi ile yoğrulmuş fantastik mavi dingin sularında, yaşamınıza ve ruhunuza hiç koşulsuz adanmış yepyeni bir anlayışın sırlarını keşfedeceksiniz. Huzurun denizinde, dev istiridye kabukları içinde özgürce yaşayan çapkın peri kızları, en ateşli aşk dansları ile bu mutlu günü kutlayacaklar.Paramparça olup iç içe geçmiş yaşam kesitlerinizin her halkasındaki derin izlerin gölgesinde geçmişin açmazlarını acımasızca sorgularken, geleceğe dönük umutlarınızın ve sizi yaşama bağlayan düşlerinizin belleğinizden sessizce kayıp gittiğini hissedeceksiniz. Bu ikilem içinde bunalırken, Ege denizinin sihirli gücünün felsefe ile buluştuğu yol ayrımındaki kırılma noktasında oluşan yeni düşünce açılımlarıyla, kendi kendinize borçlu olduğunuz gelecek yaşantınız ile ilgili en gerçekçi kararların yorumunu yapabilme olanağını bulacaksınız. Ege ve Akdeniz’in ruhsal terapi gücüne sahip iksirli sularında, bozulup darmadağan olmuş p...</description><author>ADMiN</author><category>: 134</category><pubDate>&nbsp;26&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;15:34:01&nbsp;</pubDate></item><item><title>DENİZCİLİK ONURU</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-114-denizcilik_onuru.html</link><description>Kayıtsız şartsız imzalanan ölüm fermanı, kahraman bir Ulusun kalleşçe işgal edilen toprakları ve yıkılan gururu, kahredici tam bir teslimiyet, ayaklar altına alınmak istenenonur ve şeref, inançları yürekten sarsan, Ulusal kimliği boğazlayan, inanılması zor bir esaret. Türk ulusunu köle yapmaya yönelik korkunç bir planın tuzak dolu antlaşma maddeleri ve Paris’in civarındaki Sevr kasabasında Türkiye'ye takılan kelepçenin yürekleri parçalayan izleri. Sevr antlaşmasının Deniz kuvvetlerimizi ilgilendiren bölümleri çok ağır ve denizciliğimiz adına kabus doludur. Haince hazırlanan antlaşma maddeleri gereğince, limanlarımızdaki bütün savaş gemileri hiçbir neden gösterilmeksizin müttefik emperyalist devletlerce teslim alınacaktır. Karadan kuşatılmış olan Türkiye, aynı zamanda denizden de boğulmaya çalışılmaktadır. Yeni savaş gemisi alımını ve yapımını da yasaklayan bu antlaşma ile artık Türk Ulusunun denizlerde hiçbir etkinliği kalmıyordu. Birçok savaş gemimiz de silahlardan arındırılıp ticaret...</description><author>ADMiN</author><category>: 78</category><pubDate>&nbsp;26&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;15:33:41&nbsp;</pubDate></item><item><title>HADES’İNTARTAROS’U </title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-113-hades_intartaros_u.html</link><description>Eski çağlarda hüküm süren antik Helen dinlerinin, ölümden sonraki esrarengiz yaşamının sürdüğü karanlık Dünya’sının yer altı tanrısı Hades’in sır ülkesi Tartaros’a, panik içinde göç eden yılgın denizlerin yok oluşunun hüzünlü öykülerinin, ruhumuzu sızlatan haykırışları karşısındaki çaresizliğimizin verdiği acılar, yüreklerimizde kocaman bir alev topuna dönüşüveriyor. Bunalım üreten, ezici, bıktırıcı ve kaygılarla dolu sosyo-ekonomik yaşantımızda kaybettiğimiz en değerli duygularımıza yeniden kavuşmamız gerektiği inancındayım. Tutsak olduğumuz ve engelleyemediğimiz bencil kökenli hırslarımızdan ayrılmanın zamanı artık çoktan gelmiş olmalı ve bunlardan hemen kurtulmalıyızZorlaşan yaşam şartlarının insanı içine sürüklediği o acımasız, baş döndürücü vahşi anaforların da, yeni yeni umutlara ve düşlere sevgiyle yelken açarken, Ege ve Akdeniz’in sihirli sularının hasret dolu bakışlarında, derin bir huzurun keyfini yaşayacaksınız.Bütün benliğimizi insafsızca sararak esir alan, yoz, bencil ve d...</description><author>ADMiN</author><category>: 155</category><pubDate>&nbsp;26&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;15:33:10&nbsp;</pubDate></item><item><title>TÜKENEN YALANLAR</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-112-tukenen_yalanlar.html</link><description>Sürekli gelişerek yenilenen denizcilik alanındaki teknolojinin, insana ve doğaya değer veren çağdaş kriterlerinin evrensel boyutlarda kimlik kazanabilmesinin ana ölçütlerinde, sürdürülebilir yaratıcı üretim gücünün ve bilginin sağladığı ulusal ve uluslararası dinamizmin etkileri öne çıkmaktadır. Denizcilik sektörlerindeki bütün faaliyetlerde, ortak uygarlık ve özgür karar alabilme anlayışının getirdiği evrensel kalite standartlarına ulaşabilmede göstereceğimiz uyum, Dünya denizlerindeki etkinliğimizi arttıracaktır. Denizcilik kültürümüzün sahip olduğu geleneksel yapısındaki tutucu unsurların, çağdaş olguların belirleyip yönlendirdiği yenilikçi politikalarla karşılıklı etkileşimlerini tamamlaması ile birlikte gelişecek olan yeni vizyon da, modern anlayış hakim olacaktır.Bugün, denizcilik sektörlerimizi uluslar arası gelişmelere ve değişimlere hazırlayacak olan insancıl politikaların üzerindeki yabancı güçlerin baskılarını ortadan kaldırarak, ulusal birlik ve beraberlik içinde olduğumuzu...</description><author>ADMiN</author><category>: 68</category><pubDate>&nbsp;26&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;15:32:38&nbsp;</pubDate></item><item><title>AHTAPOT KOLLARINDAKİ ÖZGÜRLÜK </title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-111-ahtapot_kollarindaki_ozgurluk.html</link><description>Yüzyılların bilgi ve tecrübe birikimi ile, yoğun sevgisinden kaynaklanarak oluşan deniz kültürünün, o toplumun bütün bireylerinin genlerine aşılanarak kuşaktan kuşağa geçmesi, sahip olunacak en değerli ulusal miraslardan birisidir. Bu genetik hazineye sahip çıkmak ve onun evrensel vizyonunu korumak ise, yeni nesillerin asli görevi olmalıdır.Denizcilik sektöründe ortak teknoloji kullanımı ve özgür denizcilik anlayışı konularında, insani ve çevreci anlamda yorum yapabilmek oldukça zordur. Çünkü, uluslar arası denizcilik sektörünün emperyalist ideolojisinin benimsemiş olduğu politikalarda, ortaklık yalnızca kendi çıkarları gündemde olduğu sürece bir anlam ifade eder. Özgürlük ise ahtapotun kollarından kurtulmaya çalışan zavallı bir av gibidir.Global sermaye güçleri, Dünya denizlerindeki ekonomik paylaşımdan daha fazla pay alabilmek için uluslar arası sömürüye dayalı yeni staratejiler geliştirmekte ve bunları da başarıyla uygulamaktadır. Amaç, tekelleşme sürecini hızlandırıp, uluslar arası...</description><author>ADMiN</author><category>: 81</category><pubDate>&nbsp;15&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;08:54:19&nbsp;</pubDate></item><item><title>ÖZGÜRTEKNOLOJİ</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-110-ozgurteknoloji.html</link><description>Denizciliğimizi yarınlara taşıyacak olan bilimsel, çağdaş, teknik ve teknolojik veri tabanlı yeni tasarımlar ile çevreci projelerin hazırlanabilmesi için, yaratıcı beyin gücüne ve onun çalışma ortamına gereksinim vardır. Buna ilişkin olarak sektörde çalışan bilim adamlarının, teknik personelin ve farklı iş kollarındaki mühendislerinAR-GE şartlarının uluslar arası denizcilik kriterlerinin öngördüğü yapılanmaya göre yeniden düzenlenerek, mesleki performanslarının motive edilmesi, yeni teknik ve teknolojik buluşların gerçekleşmesine önemli katkılar sağlayacaktır.Denizcilik sektörümüzün gereksinim duyduğu ve uluslar arası alandaki rekabet gücümüzü arttıracak bu yeni buluşlar için var olan, ama keşfedilmemiş yaratıcı beyinlerin kazanılması için, teşvik edici ve özendirici mesleki yarışmaların düzenlenmesi sektöre dinamizm getirecektir. Bu nedenle bilimsel içerikli çağdaş teknolojik buluşlara ilişkin yarışmalarda başarılı olanları desteklemek amacıyla verilecek olan finans kaynaklı ödüller, ...</description><author>ADMiN</author><category>: 114</category><pubDate>&nbsp;15&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;08:53:53&nbsp;</pubDate></item><item><title>MAVİSERAP</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-109-maviserap.html</link><description>Zaman, nedensiz bir sessizliğin yalnızlığı içinde hiç kıpırdamadan, yeşil gölgelerin içinde sonsuzluğa uzanan mitolojik suların mavi seraplarında serilmiş kaygısızca bekliyor. Gecenin, tarihi sırlarla kaplı gizemli karanlığının dinginliğinde, Ege’nin dostluk denizinin sularında yelkenleri açıp kaybolurken ufkun puslu derinliklerine doğru, işte o anda, birden gökyüzünden boşanırcasına göktaşı yağmurları yağmaya başlayacak, yolunu aydınlatıp, sana kılavuzluk eden. Poseidon’un ufacık bir işareti ile kuduran denizlerin kainat’a yükselen dalgalarında, birbirleriyle oynaşan gecelerin ateş böcekleri yakamozların ışıltıları eşliğinde, Kekova’nın masal koylarına doğru seyir yapmanın heyecan dolu maceraları içinde, inanılmaz coşkular ve zevk dolu saatler yaşayacaksınız Her geçen gün biraz daha yoksullaşarak ağır darbeler alan ruhsal dünyamızda haksızca süren bu yıkım sürecini durdurup kontrol altına almalıyız. Bu kesin ve ısrarlı davranışımızı sürdürerek, muğlaklaşan yaşam anlayışından kurtulman...</description><author>ADMiN</author><category>: 119</category><pubDate>&nbsp;15&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;08:53:29&nbsp;</pubDate></item><item><title>DENİZ HARP OKULU ÖĞRENCİLERİ</title><link>http://www.aquapena.com/koseyazi-goster-108-deniz_harp_okulu_ogrencileri.html</link><description>Birinci Dünya savaşından mağlup çıkan Almanya ve içinde Osmanlı imparatorluğunun da bulunduğu müttefikleri barış istemek zorunda kalmışlardır. Bu ağır yenilginin masa üstünde ödenen bedeli Osmanlı için çok korkunç bir yıkım olmuştur. Limni adasındaki Mondros limanında yapılan antlaşma ile Osmanlı hükümeti kendi ölüm fermanını imzalamıştır.Mondros antlaşması gereğince, Osmanlı imparatorluğunun bütün toprakları kayıtsız şartsız itilaf devletlerince paylaşılacaktı. Antlaşmanın yapılmasından on iki gün sonra, emperyalist güçlerce işgal hemen başlatıldı. Aslında bu işgal, onurlu bir ulusun bağımsızlığı için bütün Dünya’ya meydan okuyarak ölümüne giriştiği bir savaşın, destanlaşan başlangıcı olmuştur. Benliğindeki bağımsızlık duygusu ve vatan sevgisi uğruna ölüme sarılarak şahlanan böylesine şerefli ve korkusuz ulusun denizcileri de, topraklarındaki düşman çizmelerine karşı asla kayıtsız kalamazlardı. Bu nedenle hiç zaman kaybetmeden onlarda mücadeleye başlamışlardır.Deniz Harp Okulu öğrenci...</description><author>ADMiN</author><category>: 169</category><pubDate>&nbsp;15&nbsp;12&nbsp;2009&nbsp;08:53:07&nbsp;</pubDate></item></channel></rss>